25 Temmuz 2014 Cuma

Patates Püresi Yatagında Pirzola Yemeği (Tencerede)


Bu yemeği yıllardır yaparım; evdekiler de bayılır. Ama bloguma tarifini yazmak bugüne kısmetmiş. Eğer siz de benim gibi, tencere yemeklerini seviyorsanız, pirzolayı bir de tencerede pişirin. Özellikle de demir döküm tencerede pişiriseniz, bu yemeğin tadına doyamayacaksınız. Sunum açısından ideal olan bu yemeği davet yemeklerinizde yapmanızı öneririm.

Malzemeler (5 kişilik): 

15 adet kuzu pirzola
1 tepeleme yemek kaşığı tereyağı (Benim kullandığım pirzolalar bir hayli yağlıydı. O yüzden ben çok fazla tereyağı kullanmadım. Siz dilediğinizce kullanabilirsiniz)
1 çorba kaşığı zeytinyağı
1 adet orta boy soğan
5 adet sivri (biraz acı olursa, nefis olur) veya çarliston biber
2 adet iri domates
Tuz, karabiber, pulbiber, kekik ve varsa taze veya kuru biberiye

Patates Püresi için: 

3 adet iri patates
Patatesleri 2 parmak (2cm) geçecek kadar süt (yaklaşık 750 ml-Ama bu miktar kullanacağınız patateslere göre değişiklik gösterebilir; ayrıca, normalde patates püresi yaptığımda, patatesleri 1 parmak (1 cm) geçecek kadar süt kullanırım. Ama bu tarifte patates püresini daha cıvık sevdiğim için daha fazla süt kullandım. 
1 tepeleme yemek kaşığı tereyağı
Tuz

Yapılışı:

1. Mümkünse demir döküm tencerede (Demir döküm tencere kullandığınızda et yemeklerinde daha iyi sonuç alırsınız) tereyağını kızdırıp pirzolaların her iki yanını renk alana dek kızartın.  



 Bu kızartmanın amacı, eti mühürlemek; yani, eti hafif kızartıp, suyunun içinde kalmasını sağlamak. Bu şekilde ön pişirme yaptığınızda, etiniz çok daha lezzetli olur. 



2. Soğanı yemeklik doğrayın. Biberleri halka halka, kabukları soyulmuş domatesleri de küp şeklinde kesin. 1 yemek kaşığı zeytinyağında soğanı, parlak bir renk alıncaya dek, soteleyin. Ardından biberleri de ekleyip 1-2 dk daha kavurun. Domatesleri ve az tuz ve karabiberi de ekleyip, domateslerin suyu çekene dek pişirin. 


3. Domates sosunun üçte birini tencerenin altına döşeyin. Sonra da biraz pirzola biraz sos şeklinde tüm pirzola ve sosu tencereye yerleştirin. Üzerine 2 bardak sıcak su ekleyin. Ardından, yemeğe tuz, karabiber, pulbiber, kekik ve varsa taze biberiye de ekleyip, tencerenin kapağını kapatın. Kısık ateşte 45 dk-1 saat pişirin. 


4. Pirzolalar pişerken, patates püresini hazırlayın. Kabuklarını soyduğunuz patatesleri büyük küpler halinde kesin ve bol suda yıkayın. Suyunu süzüp derin bir tencereye veya sütlüğe alın. Patateslerin üzerini 2 parmak (2cm) geçecek kadar süt ekleyin (Ben, her zaman patatesleri sütle pişirip püre yaparım. Siz de deneyin; lezzet farkını anlayacaksınız). İlkönce orta ateşte, süt kaynamaya başlayınca da kısık ateşte patatesler iyice yumuşayana dek pişirin. Pişen patateslere tereyağı ve tuz ekleyip patates ezeceği ile iyice patatesleri ezin. 

5. Sunum yapmak için bir kabın içine ilkönce patates püresini yerleştirin. Ardından, üzerine, pişen pirzolaları yerleştirin. Tabağın kenarlarına da yemeğin sosundan dökün. Dilerseniz, pirzolaların üzerine de dökebilirsiniz. 

Afiyet olsun! 















Read More

Pratik Vişne Reçeli Tarifi


Geçen yıl bu zamanlar Hafif Tarif'te gördüğüm bir vişne reçeli tarifi vardı. Tarifi okuduğumda, denemeye değer dedim çünkü reçel dakikalara göre pişirildiği için tarifi çok pratik buldum  (Yani, hayatında, hiç reçel pişirmemiş bile olanlar bu dakikalara uyarak nefis bir reçel pişirebilirler).

Normalde, reçelleri anne usulü yani bir gece önceden şekerin içerisinde bekleterek yaparım. Ama vişneler şekerin içerisinde bekletilerek ve ardından da şekerin içerisinde pişirildiğinde, maalesef, vişneler sert kalıyor reçelin içinde. Bu da benim sevmediğim birşey. Bu tarifte ise, vişneler daha yumuşak kalıyor; reçel de çok koyu olmuyor. Yani, bu tarifi hem pratik olduğundan hem de lezzetle sonuçlandığından sizlere öneriyorum.  Bu arada, Hafif Tarif blogunun yazarına da çok teşekkür ediyorum bu pratik tarif için.

Gelelim malzemelere ve yapılışına...

Malzemeler: 

1250 gr vişne
1500 gr şeker
Yarım limonun suyu veya 4-5 adet limon tuzu tanesi

Yapılışı: 

1. Vişneleri yıkayın ve çekirdeklerini çıkartın-sanırım artık vişne çekirdekleri çıkartmak için bazı aletler satılıyor; dilerseniz onları kullanabilirsiniz. Peki çekirdekleri çıkarmadan yapmak mümkün mü? Evet. Ben geçen yıl, çekirdeklerini çıkararak, bu yıl ise çekirdeklerini çıkartmadan yaptım. Yalnız, çekirdekleri çıkartmadığınızda, vişne taneleri biraz daha sert olup, reçeliniz de daha koyu kıvamlı oluyor. Tavsiyem, çekirdekleri çıkartmanız yönünde. Hem de yerken rahatsız etmez. ;-)

2. Vişneleri tencereye alın. Ocağın en küçük gözünde, yarı harlı ateşte kaynamaya bırakın.
 

10 dakika sonra vişneler şu hali alacak. 




10 dakika sonra da böyle olacak. 




3. Yaklaşık 30-35 dakika sonra, yani vişneler yumuşayınca şekeri ilave edip erimeye bırakın. 



Gelip gidip reçeli karışırın; 7-8 dakika sonra tüm şeker eriyecek. 


Reçel yeniden fokurdamaya başlayınca, ocağın altını iyice kısın. 

4. Köpükler oluşmaya başlayınca, oluşan köpükleri bir kevgir veya çay süzgeçi yardımıyla alın (Bu işlem, reçelinizin çabuk bozulmasını önleyecek).

 

Ben çok da önemsemedim. Üstünden bir kısmını aldım (Açıkçası tüm köpüğü almak da zor). Yani bir miktar köpük kaldı geçen yıl, reçelim de bozulmadı. 



5. Ocağın altını kısmanızdan tam 15 dakika sonra, yarım limonun suyunu da 5-6 adet limon tuzu tanesini reçele ekleyip şöyle bir karıştırın (Limon tuzu koymak daha iyiymiş; bozulmasını önlemek amacıyla). 

6. Limon suyu veya limon tuzunu ilave ettikten 2-3 dakika sonra ocağı kapatın. Reçelin tencere içerisinde (Aman kapağını kapatmayın) oda sıcaklığına gelmesini bekleyin ve temiz ve kuru kavanozlara doldurun (Ben reçeli akşam pişirdim. Bir gece bekletip temiz kavanozlara doldurdum). 

Afiyet olsun! 








Read More

17 Temmuz 2014 Perşembe

Ballı Limonata (Şekersiz)


Evimize uzun süredir, sağlıklı olmadığından, hazır meşrubat almıyoruz. Bu hazır meşrubat tüketmeme isteği de, beni evde farklı limonata ve buzlu çay çeşitleri denemeye sevk etti. Geçenlerde, çilekli limonata tarifi yayınlamıştım. Bu kez de şekersiz, sadece bal ile yaptığım limonata tarifini sizlerle tanıştırmak istiyorum. Yakında da buzlu çay tarifimi bloguma yazacağım. Şimdi gelelim şekersiz limonata tarifine... 

Malzemeler: 

4 limonun suyu ve rendelenmiş kabuğu
2 portakalın suyu ve rendelenmiş kabuğu (Portakal yoksa, bal miktarını biraz arttırıp, 1 limon daha ekleyebilirsiniz; ama, portakal çok güzel bir aroma ve tat katıyor limonataya.) 
Yarım su bardağı bal (Daha tatlı olmasını istiyorsanız, bal miktarını arttırabilirsiniz) 
1 bardak sıcak içme su
3-4 su bardağı içme suyu
1 tutam taze nane yaprağı

Servis için: 

Taze nane yaprakları
Buz küpleri

Yapılışı: 

1. Portakal ve limonların kabuğunu rendenin ince tarafıyla rendeleyin (Aman kabukların beyaz kısmını da rendelemeyin; aksi takdirde, limonatanız acı olacaktır). 

2. Portakal ve limonların suyunu sıkın (Ben, limonatayı bekleteceğim sürahiye direkt olarak sıktım. Aşağıda fotosunu göreceğiniz sürahiyi Paşabahçe üretmiş. Çok pratik buldum ben bu ürünü). 


3. 1 su bardağı sıcak su ve balı karıştırın ve balın erimesini sağlayın. Rendelenmiş limon ve portakal kabuklarını ballı su karışımına ekleyip yine karıştırın. 

4. Ballı karışımı ve 3-4 su bardağı içme suyunu, portakal-limon suyuna ilave edin ve yine karıştırın. Bir tutam nane de ekleyerek sürahinin kapağını kapatın ve buzdolabında dinlenmeye bırakın. 



5. Hazırladığınız limonatayı en az 2 saat buzdolabında beklettikten sonra, ince bir süzgeç ile süzün. Bol buzla ve nane yapraklarıyla soğuk servis edin. 



Afiyet olsun! 
















Read More

16 Temmuz 2014 Çarşamba

Terbiyeli Tavuk Çorbası (Balıkesir'e ait)


Bu çorba, memleketim Balıkesir'de, düğünlerde, özellikle de sünnet düğünlerinde ikram edilen nefis bir çorbadır. Tabii ki düğünlerde, bu çorba büyük kazanların içerisinde pişer ve tadı da bambaşka olur. Ama yine de, Balıkesir'de sadece düğünlerde değil, evlerde de pişer. Eğer doyurucu ve besleyici bir çorba arıyorsanız, bu çorba tam da size göre. Tarifin çok aşamalı olduğuna bakmayın; bu çorbaya alışınca, sürekli deneyip pratiklik kazanıyorsunuz. Bizim evde sıklıkla yapılan bu tarifi, çok uzun süredir bloguma yazmak istiyordum, aslında. Ama tarifini annemden gözlemleyerek öğrendiğim için, tüm malzemeyi göz kararı kullanıyordum. Tarifi bloga yazabilmek için, dün akşam ölçerek, tartarak yaptım bu lezzetli çorbayı.  Bu arada, şunu da ekleyeyim, hazırladığım tavuk suyu tarifi, tamamen bana ait. Yani, Balıkesir'de tavuk suyu bu şekilde hazırlanmıyor. Ben sadece, daha da lezzet katmak ve de çorbayı daha da besleyici yapmak için katıyorum havuç, soğan ve kereviz yaprakları veya biberiyeyi. 

Bana bu tarifi soran arakadaşlarım vardı. Yazacağım tarif, onlara armağanım olsun. ;-)

Malzemeler (10 kişilik): 

Tavuk suyu için: 

1 yarım tavuk göğsü
1 tavuk baget (Tavuk baget yerine, 1 tam tavuk göğsü de kullanabilirsiniz, ama kemikli etin tavuk suyuna ve çorbaya farklı bir lezzet kattığına inanıyorum)
1 bütün soyulmuş ve temizlenmiş soğan
1 orta boy temizlenmiş havuç
5 su bardağı su
4-5 adet tane karabiber
Mevsimi ise kereviz yaprakları veya taze biberiye (Arzuya göre-Aslında Balıkesir'de bu tür yeşillikler tavuk suyuna konmaz, ama ben daha sağlıklı olduğu için, tavuk sularını bu şekilde hazırlıyorum)

Çorba için:

3 su bardağı tavuk suyu
4 su bardağı sıcak normal su
2 çorba kepçesi ile arpa veya tel şehriye (Evde kesilmiş çorba hamuru var ise onunla da olur; Balıkesir'de çorba hamuru da kullanılır)
Yarım su bardağı haşlanmış nohut
Tuz

Terbiyesi için: 

200 ml (1 küçük kase) yoğurt 
1 yumurta 
Yarım limonun suyu
1 tepeleme yemek kaşığı un

Sunum için: 

Toz karabiber
Kıyılmış maydanoz

Sosu için: 
1 tatlı kaşığı domates salçası
1 tatlı kaşığı tereyağ
2-3 yemek kaşığı su

Yapılışı: 

1. Tavuk parçalarını, soğan, havuç, tane karabiber, kereviz yaprağı veya biberiyeyi tencereye alıp 5 su bardağı su ile beraber tavuklar yumuşayıncaya dek pişirin. 

2. Tavuğun suyunu süzün ve 3 su bardağını çorba için ayırın. Geri kalanını, buzluğa atıp daha sonra çorbalarınızda ve pilavlarınızda kullanabilirsiniz.

3. Haşlanmış tavuk parçalarını küçük parçalar halinde didin. Eğer ağzınıza büyük parçalar gelmesini istemiyorsanız, tavla zarı büyüklüğünde bıçakla da kesebilirsiniz. 

4. 3 su bardağı sıcak tavuk suyu ve 4 su bardağı sıcak normal suyu bir tencereye alıp kaynatmaya başlayın. Kaynamaya başlayınca, şehriyeleri ekleyin.  

5. Şehriyeler yumuşayınca, didilmiş tavuk parçalarını ve haşlanmış nohutları da ekleyin. 1-2 taşım daha kaynatın. Çorbanın altını iyice kısın. 

6. Terbiye için, yumurta, yoğurt, un ve limon suyunu bir çırpıcı yardımıyla iyice çırpın. Kaynamakta olan çorbadan bir kepçe alıp terbiyeye katın ve hızlıca karıştırın ( Bu işlemin amacı, terbiyenin kesilmesini önlemek). 

7. Hazırladığının terbiyeyi bir yandan yavaşça çorbaya ilave edin, bir yandan da çorbayı karıştırın. 

8 . Çorba, kaynamaya başlayınca tuzunu ilave edin( Diğer çorbalara göre, biraz daha fazla tuz çekiyor). 1-2 taşım kaynayınca, ocağın altını kapatın. 

9. Sos için, tereyağı veya salçayı bir sosluğa alın. Kısık ateşte kavurmaya başlayın. 1 dakika kavurduktan sonra suyu ilave edin. Fokurdamaya başlayınca, sosu ocaktan alın ve çorbanın üzerine ilave edin.

10. Çorbanın üzerine ince kıyılmış maydanoz  ve toz karabiber serpip sıcak servis edin. 



Afiyet olsun! 





Read More

15 Temmuz 2014 Salı

Keçi Peynirli Kadayıf Sarması Eşliğinde Mevsim Salata


Bu salatayı, geçen yıl Ankaralı bloggerlarla katıldığımız, Fırıncı Orhan iftar etkinliğinde yemiştim ve beğenmiştim. Geçenlerde hazırladığım iftar menüsüne de dahil etmek istedim. 


Malzemeler: 

Kadayıf Sarması için: 

1 büyük avuç çiğ kadayıf 
1-2 tepeleme yemek kaşığı tereyağ
2 yumurta beyazı
Yarım çay bardağı süt
Uzun ve ince dilimlenmiş keçi peyniri dilimleri

Salata için:

Kıvırcık salata veya göbek marul
Lolla Rosa (Mor kıvırcık)
İstenilen diğer yeşillikler (Roka, tere vs.)
Dereotu, nane ve maydanoz
5 adet sarı kayısı
1 avuç ceviz
Arzu ederseniz bir avuç çiğ badem
Zeytinyağı
Limon suyu ve nar ekşisi
Tuz

Yapılışı: 

1. Kadayıf sarması için, öncelikle tereyağını eritin. Erimiş tereyağı ellerinizke kadayıfa harmanlayarak yedirin (Aman fazla oğuşturmayın, tel kadayıf un ufak olmasın). 

2. Süt ve yumurta aklarını çırpın. Kadayıflarla bu karışımı alt üst edin. 

3. Düz bir zeminde, kadayıftan biraz alıp yayın. İçerisine keçi peyniri koyup, sarma sarar gibi sarın. Sarmayı ters çevirip yağlı kağıt serilmiş bir fırın kabına yerleştirin. Kalan kadayıf ve peynirlere de aynı işlemi uygulayın. Önceden ısıtılmış 180 derece fırında, kadayıflar sararıncaya dek pişirin. 

4. Kadayıflar pişerken, kıvırcıkları, marulu ve diğer yeşillikleri, tercihen büyük parçalar halinde doğrayın. 
Nane, dereotu ve maydanozu ince doğrayın. Tüm yeşillikleri derin bir salata kasesi içinde alt üst edin. 

5. Kayısıları ince şeritler halinde kesin. Cevizleri bir bıçak yardımıyla dişe gelecek şekilde doğrayın. Bademleri de renk alıncaya dek kavurun. 

6. Hazırladığınız kayısı, badem ve cevizi salatanın üzerine yerleştirin. 



7. Salatanın sosu için, zeytinyağı, nar ekşisi ve tuzu bir çatal yardımıyla çırpın. Salatayı servis etmeden hemen önce sosu döküp karıştırın. Üzerine de kızarmış sıcak olan kadayıf sarmalarını özenle yerleştirin. 

Afiyet olsun! 

Read More

14 Temmuz 2014 Pazartesi

Ramazan Ayı 17. Gün İftar Menüsü

Cumartesi günü iftara misafirim vardı. O yüzden son iki gündür bloguma menü tarifi giremedim, maalesef. Ramazan ayı 17.gün iftar menüsü de misafirlere hazırladığım bu ikramlardan oluşturmak istedim. 


Çorba, pirzola, şerbet ve pudingin tariflerine, tarif adlarının üzerine tıklayarak ulaşabilirsiniz. Dolma çok bilinen bir yemek olduğu için tarifi yok. Salata ve domateslerin tarifleri de en yakın zamanda blogumda olacak. 





Zeytinyağlı Biber Dolması



Keçi peynirine sarılmış kadayıf dolması eşliğinde mevsim salata


Köz patlıcanla doldurulmuş fırında domatesler








Read More
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

© 2011 mutfakta Feyza var, AllRightsReserved.

Designed by ScreenWritersArena